Tarih Sayfaları
Kaptan-ı Deryalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaptan-ı Deryalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Burak Reis

Gönderen Unknown 8 Ocak 2010 0 yorum


Osmanli kapdanlarinin en meshurlarindan. Dogdugu yer ve hayâti hakkinda fazla bilgi yoktur. 1499 târihinde yapilan Venedik deniz muharebesinde sehîd oldu.

Sinirlari gün geçtikçe Avrupa içlerine dogru uzanan Osmanli Devleti'nin Ege ve Akdeniz'deki hâkimiyet kurma çalismalari hiristiyan devletleri telâsa düsürdü. Osmanlilarin Arnavutluk kiyilarina kadar gidip Mora'yi almalari, onlara îkâz oldu. Babasinin yolunda olan ikinci Bâyezîd Han Venediklilerin elinde olan ve Akdeniz'deki Osmanli hâkimiyetinin kurulmasina engel teskil eden Lepante (inebahti) ve Navarin limanlariyla, Modon 've Koron kalelerini bir an önce fethetmek istiyordu. Venedikliler ise denizlerdeki hâkimiyeti elden kaçirmamak için yedi Ege adasi ile Osmanlilarin elindeki Mora'yi ve Arnavutluk kiyilarini alma hazirligi içinde idiler.

Sultan ikinci Bâyezîd Han sefer hazirliklarina baslayip arzu ettigi yerleri feth edebilmek için ilk hedef olarak inebahti (Lepante) kalesini seçti.

Sultan ikinci Bâyezîd Han karadan, Kapdan-i derya Küçük Dâvûd Pasa da denizden 270-300 parçadan kurulu Osmanli donanmasi ile 1499 yili baharinda Gelibolu'dan hareket etti. Donanmada, Anadolu ve Rumeli sipahileri ile kapikulu askerinden ibaret 60.000 kisiden fazla bir kara kuvveti de bulunmakta idi.

Devrin meshur denizcilerinden Kemâl, Burak, Kara Hasan ve Herek reisler de donanmaya katilmislardi. Kemâl ve Burak reislere husûsî olarak 2500 tonluk birer göge veya guke (elli metre uzunlugunda 20 metre kadar genisliginde bir gemi) verilmisti.

O sirada Venedikliler bos durmayip; ispanya, Fransa, Cenova, Papalik, Lehistan ve Macaristan' dan deniz kuvveti ve asker istediler. Avrupa ve Akdeniz'in bütün devletleri Venediklilerin yardimina kostu. "Akdeniz bizimdir" diye övünen meshur amiral Loredano ile Alban Armenio da yardima katildilar. Venedikliler amiral Antonio Girimani kumandasinda 160 parça kadirga ve diger çesitli gemilerden ibaret filoyu, Navarin'in on mil kadar kuzey-batisindaki Brodino (Proti) kanalinda hazirladilar.

Osmanli donanmasi, firtinali havalarda kabaran dalgalarla aylarca ugrastiktan sonra, sirasiyla Koron ve Modon'a geldi. Buralarda su ve yiyecek maddelerinin ikmâlini yapti. Inebahti’ya ulasmak için Brodino kanalini geçmek gerekiyordu. 1499 yili Temmuz ayinin 29'uncu günü hava karardiktan sonra levend kapdanlar, bastarda gemisinin güvertesinde Kapdan-i derya Dâvûd Pasa'nin baskanliginda toplanip haçli donanmasiyla karsilastiklarinda yapacaklari muharebe manevrasini müzâkere ettiler.

Donanmayi hümâyûn safak sökmeden Porto-Longa limanindan çikti. Çok geçmeden Sapienza adasi civarinda görünen düsman donanmasiyla öncüler savasa tutustu.

Yaklasan Venedik donanmasinin rampa yapmasina meydan birakmadan uzaktan top atesi ile karsilanmasina çalisildi. Herek Reis, muharebenin baslangicinda üzerine gelen iki Venedik gögesini, Burak Reis de bir düsman mavnasi ile bir gögesini top atesi ile batirdi. Kararlastirildigi gibi Burak Reis'in gemisi ayrilarak düsman gemilerinin arkasina sarkma manevrasina giristi. Amiral Armonya ile Kortu valisi olan Amiral Piyetrp Loredano kumandasindaki gemiler yanlarina birer kadirga daha alarak, Burak Reis' in pesine düstüler ve; "Bu cür'eti Kemâl Reis'den baskasi göze alamaz" dediler. Kemâl Reis'i yakalamakla büyük nâm kazanacaklarini düsünerek hemen üstüne saldirdilar. Düsmanin her birinde biner kisi bulunan iki karakasi ile yine her birinde bes yüz kisi bulunan diger iki karakasi, Burak Reis'in gögesini ortaya aldi. Burak Reis, kendisinden çok güçlü ve daha sür'atli olan düsman gemilerinin arasindan siyrilamayacagini anlayinca, ölmeyi maglûb olmaya tercih ederek yakin muharebeyi seçip, en yakin arkadasi Kara Hasan'a seslendi: "Yigit kardesim Kara Hasan! Çabuk levendlerimizi hazirla göze göz dise dis harb edecegiz!" Kara Hasan; "Ya maglûb olursak" dedi. O zaman Burak Reis; "San ve sererfle ölmek, sehîdlik yok mu?" diye cevap verdi.

Burak Reis, saldiran düsman gemilerine atese baslayinca onlar da karsilik verdiler. Dört gemi bir gemiye karsi bir süre muharebe etti. Nihayet üç düsman gemisi Burak Reis'in gemisine rampa etti. Kancali halatla birbirine siki sikiya baglandilar. Osmanli donanmasi diger düsman gemileriyle muharebeye girismis oldugu için Burak Reis'e yardim edemedi. Kancali halatlarla birbirine siki sikiya baglanan bu dört gemi efradi arasinda saatlerce süren kiliç, balta ve balyozla kanli bir muharebe basladi. Burak Reis'in gemisindeki ugultular, naralar Allah Allah sesleri muharebeye heyecan katiyordu. Dört düsman gemisine karsi muharebe eden leventler, baslarindaki Burak ve Kara Hasan reislerin gayretleriyle sevke geliyor küffâra durmadan saldiriyorlardi. Düsmanin sayisi çok fazlaydi. Bu durumda Burak Reis, bir kaç yigit levendinin canini kurtarabilmeleri için Kara Hasan'a Ahmed Bacak'la on arkadasini alarak bir sandalla gemiden ve muharebeden ayrilmalarini söyledi. Fakat onlar bunu kabul etmediler: "Baba, senin yanindan ayrilmayiz. Din için vatan için cihâd için can fedadir. Anca da beraber kanca da" diye cevap verdiler.

Kalyonlar yok oldugu takdirde, Venedik sevki idâresinin de bozulacagini anlayan Burak Reis, kendi gemisinin barutlugunu ateslemeye karar verdi. Bu suretle gemisi mahvolacakti ama kendisini rampa eden çok kuvvetli Venedik kalyonlari da yok olacakti. Leventlerine son defa söyle seslendi: "Cenâb-i kâdir-i mutlak alnimiza böyle yazmis, son nefesimize kadar vurusacagiz, Haydi yigitlerim, gazilerim, leventlerim! Kelime-i sehâdet getirin." Kara Hasan Reis babadan aldigi emir üzerine gemiyi neft ile tutusturdu. Siddetli rüzgâr sebebiyle yangin etrafindaki düsman gemilerini de sardi. Düsman amiralleri askerlerini çekip ayirmak istedilerse de, Osmanli leventleri düsmanin kestigi kancali halatlari yeniliyor, onlari birakrniyor, serdengeçtiler de düsman kalyonlarina atesi daha da yayiyorlardi.

Çok geçmeden deniz ortasinda göklere dogru yükselen siyah 'dumanlarla karisik kizil alevler; düsmana boyun egmeyen, teslim olmayan Osmanli Türk'ünün kahramanligini Hân ediyordu. Burak Reis'in sehîd olmasina karsilik Venedik tarafinda da Amiral Loredona Armenio ve binlerce askerinden ibaret Venedik donanmasinin önemli bir kismi da yok olmustu. Böylece inebahti yolu Osmanliya açildi.

Türk târihi, Burak Reis'in son parlak zaferini kaydederken, esas Osmanli donanmasi karsisindaki düsman donanmasi da kaçiyordu. Zensiya ve Brodano deniz muharebesi adini da alan bu muharebe, Burak Reis'in adini destanlastirdi. Türk denizcileri Brodano adasina Burak Reis adasi adini vererek, kadirbilirligin en güzel örnegini verdiler.

Barbaros Hayreddin Paşa

Gönderen Unknown 0 yorum


Büyük Osmanli kapdan-i deryasi. Asil adi Hizir iken, din ve devlet yolunda yaptigi faydali islerden dolayi, Kanunî Sultan Süleyman tarafindan, dîne hayri dokunan manasina gelen Hayreddîn lakabi verildi. 1466'da, bir rivayette de 1483 senesinde Midilli'de dogdu. Dogu Akdeniz kiyilarindaki devletler arasinda, agabeyinin yerini almasindan veya kizil sakalli manasina gelen Barbarossa ismiyle meshur oldu.

Midilli. Fatih Sultan Mehmed Han tarafindan fethedilince, kale muhafizi olarak buraya yerlesen ve aslen Vardar Yenicesi'nden olan Yakub Aga'nin dört oglundan üçüncüsü idi. Ishak ve Oruç isminde iki agabeyi ve Ilyas adinda bir kardesi vardi. Ilyas, Oruç ve Hizir reisler babalarinin ölümünden sonra deniz ticareti yapmaga basladilar, ishak ise denizciligi sevmediginden Midilli' de çalisiyordu. O devirlerde kor-sanlarla dolu Akdeniz'de deniz ticareti tehlikeli bir isti. Nitekim Oruç Reis, en büyük korsan yatagi Rodos adasinin sövalyeleri tarafindan esir edildi. Kardeslerinden Ilyas da sehîd düstü Hizir Reis kardeslerinin intikamini almak için korsanlarla mücadele etmege basladi. Bir süre sonra, agabeyi Oruç Reis'in esaretten kurtuldugunu, Tunus ileTrablusgarb arasinda bulunan Cerbe'de bulundugunu ögrendi. Korsan-larla mücadele etmek için daha güçlü bir kuvvete ihtiyaç oldugunu anlayan Hizir Reis, 1504 senesinde agabeyi Oruç Reis'in yanina gitti, iki kardesin kurduk-lari filo gittikçe kuvvetlendi ve Cerbe limani ihtiyaçlarini karsila-yamaz oldu. Tunus beyi Hafs hanedanina müracaat ederek, ganîmetlerin beste birini vermek sartiyla Halk-ül-Vad kalesi ve Büyük Osman-li kapdan-i deryasi Barbaros Hayreddîn Pa-sa.limaninda üs kurmak için anlasti-lar (1512).

Ceneviz, Fransiz, ispanyol ve Venedik gemilerine karsi kazan-diklari zaferler, kisa zamanda ser-vet. kuvvet ve söhretlerini arttirdi. Bu arada, o zamana kadar dogu Akdeniz'de çalisan Kemal Reis. Kurdoglu Muslihiddîn Reis. Muhyiddîn Reis, Aydin Reis ve Sinan Reis; Hizir ve Oruç reisin filosuna katildilar. Kuzey Afrika' daki bazi kabilelerin ileri gelen-leri. zalim beylere ve bölgeyi isgal eden Ispanyollara karsi Oruç ve Hizir reisleri yardima çagirinca, Barbaros kardesler 1516'da bas-lattiklari mücadele île ispanyollari Kuzey Afrika'dan çikararak. Becel, Cicel, Sirsel ve Cezayir kalelerini ele geçirdiler Oruç Reis kendisini Cezayir sultani Hani ilan ederek bir devlet kurdu, ispanya' nin müttefiki olan Tenes ve Tlemsan'i da ele geçirdi Fakat ispanyollara siginan Tiemsan beyi, ispanyol kuvvetleri ile tekrar hücüma geçti. Yapilan harbde Oruç Reis sehîd oldu.

Oruç Reis'in sehadeti sonrasinda çikan karisikliklarda Hizir Reis, mertlik ve savaslardaki usta-ligini ortaya koyarak, Cezayir sehrini ispanyollara karsi en iyi sekilde savundu. Daha sonra Ispanyol ve yerlilerin tekrar hücum edecegini ve bu durum karsisinda zayif kalacagini anla-yan Barbaros, 1519 senesinde Osmanli sultani Yavuz Selîm Han'a dört gemiden meydana gelen bir hey'et göndererek, topraklarinin Osmanli hakimiyetine kabülünü diledi. Yavuz Sultan Selîm Han bu teklifi memnuniyetle kabul edip, Barbaros'a beylerbeyi'ik payesi verdi. Her türlü yar-dimi vadetti ve iki bin kisilik bir yeniçeri kuvveti ile top gönderdi. Ayrica Anadolu'dan asker top-lama izni verdi. Bu tarihten Itiba-ren bütün Türk ve müslüman denizciler onun emrine girdiler. Kisa zamanda bütün meshur denizcileri toplayan Barbaros, kirk teknelik bir donanma kurdu.

Cezayir, Sirçel ve Tenes tekrarele geçirildi. Cezayir sehri yakin-larindaki Penon kalesi Ispanyol-larin elindeydi. Bunlar, bilhassa Pazar günleri müslümanlarin bulundugu sehri topa tutuyor-lardi. Barbaros, Penon kalesini kusatarak teslim olmalarini teklif etti. Kabul edilmeyince, lagim kazip kaleyi havaya uçurarak zap-tetti. Aydin Reis idaresindeki Türk denizcileri, Marsilya ve Nis sahillerine seferler düzenleyerek esir ve ganimetlerle dönüyorlardi. islam alemini sevindiren bu zafer-ler, hiristiyanlari mateme bogu-yordu. Rahiplerin gönderdigi sikayet mektuplari ve bizzat gelen sikayetçilerin verdigi kara haber-ler, o zamanlar Almanya, Italya, Hollanda ve ispanya tahtlarina sahib olan Imparator Besinci Sariken'i bir meclis toplamaga mecbur etti. Toplanan bu meclis, ispanyol ve Fransiz deniz kuvvetlerinin Andrea Doria komutasinda, Barbaros'un üzerine gitmesini kararlastirdi Bu gayeyle yola çikan haçli donanmasi, Kuzey Afrika'da bir hareket üssü elde etmek için kirk gemilik bir filo île Sirsel'e çikarma yapti. Ancak sehri müdafaa edenler. Andrea Doria'yi bir çok ölü birakarak çekilmeye mecbur ettiler. Hayreddîn Pasa, haçli donanmasini vurmak üzere Akdeniz'e açildi. Fakat Andrea Doria sela-meti ispanya kiyilarina kaçmakta buldu, Barbaros Hayreddîn Pasa, Akdeniz'de çarpisacak düsman bulamayinca, ispanya'da hiristiyan zulmüne karsi ayaklanan Endülüs müslümanlarina yardim etti ve binlerce müslümani Afrika' ya geçirerek kurtardi.

1533 senesinde Kanünî Su!tan Süleyman Han tarafindan Istanbul'a çagrilan Hayreddîn Pasa, yerine evladligi Hasan Aga'yi birakarak mükemmel bir donanma ile Istanbul'a dogru yola çikti. Yolda 18 gemilik bir düsman filosunu Mesina açiklarinda yakti. Andrea Doria. Barbaros'un korkusundan elli gemi ile Preveze'ye kaçti. istanbul'da büyük bir merasimle karsilanan Barbaros, bir kaç gün sonra Sultan tarafindan kabuledildi. Merasimle Cezayir beyler-beyi payesi verilip kapdan-i der-yaliga tayin edildi. Barbaros'a bu rütbeyle beraber bir çok yetkiler de verildi. Bu yetkilere göre: iste-digi sekilde savas gemisi ve donanma yapabilecek ve istedigi gibi bütçe tanzim edebilecekti. Ada ve kiyilardan Istedigi kadar denizci ve muharip toplayabile-cek ve bunlari istedigi sekilde egitime tabi tutabilecek, istedigi bölgelere taarruz edebilecek ve baris yapmak yetkisine sahih olacakti. Barbaros, aldigi bu büyük yetkiyi hep iyi yönde kullanarak, Osmanli'nin Akdeniz'i içine alan bir deniz devleti haline gelmesi için olanca gücü ile çalistiç

Osmanli hizmetinde 1534 baharinda 80 gemilik donanma ile Akdeniz'e açilan Hayreddîn Pasa; Santa Luka, Sidraro, Fondi ve Isperlanga sehirlerini zaptetti. Hemen arkasindan Tunus'a yönelerek, Kayrevan'a çekilen Tunus beyi Hasan'i maglüb ve Osmanli Devleti'ne itaate mecbur etti. Tunus beyinin Avrupa'dan yardim istegi üzerine 1535 senesinde; Alman Imparatorlugu, Papalik, Ispanya. Napoli, Ceneviz ve Portekiz donanmalarindan meydana gelen üç yüz gemi ve 25 bin kisilik ordu Halk-ül-Vad'de karaya çikti. Burayi bir süre müdafaa eden Barbaros. Tunus sehrine çekildi, sehrin müdafaasi zorlasinca, haçli ordusunu yaran Barbaros, Bab-üz-zünnab limanina çikarak, oradan Cezayir'e geçti Cezayir'e gelen Barbaros tekrar denize açilarak, Ispanya kiyilarina baskinlar düzenledi. Mayorka ve Minorka adalarinin limanlarini tahrib etti. Yolda, haçli donanmasindan müslüman esir-leri kurtardi ve gemilerle Ceza-yir'e döndü.

Tekrar Istanbul'a davet edilen Barbaros, 1536'da karadan Napoli'ye yürüyecek orduya denizden yardimla vazifelendirildi. Osmanli donanmasi Otranto'ya çikartma yapti ve Kastro kafesini zaptetti Bir sene sonra da: Syra, Egina, Nios, Paros, Tinos. Skorpento ve Kasos adalarini Venedik'ten aldi. Nakos dükaligi Osmanli idaresine bag-landi. Osmanli donanmasinin parlak zaferleri Venedik'i güç durumda birakti. Papa'ya ve diger Avrupa devletlerine müracaat ederek, haçli donanmasi talebinde bulunan Venedik'in istegi kabul edildi. Alti yüz gemilik haçli donanmasinin basina yine Andrea Doria getirildi.

Barbaros Hayreddin Pasa, Bu büyük deniz kuvvetini. Eylül 1538 senesinde Pereveze önlerinde 122 kadirga ile karsiladi. Aksama kadar süren tarihin en büyük deniz savaslarindan biri olan bu muharebe sonunda, haçli donan-masi tahrib edildi. Gece karanligindan istifade eden Andrea Doria, savas alanindan güçlükle kaçti. Bu savas ile Akdeniz tamamen Osmanli hakimiyetine geçti. Barbaros'un gücünden faydalanmak isteyen Besinci Kari, Osmanli Devleti'nden ayril-digi takdirde, onu Kuzey Afrika hükümdari olarak taniyacagini bildirdi ise de bu teklifi kabul edil-medi. Besinci Kari. yaninda And-rea Doria ve Fernando Corter oldugu halde, nihayet Cezayir'e saldirdi ise de Hasan Aga tarafindan maglüb edildi. Hayreddîn Pasa, daha sonra Ispanya ve Italya sahillerine hücumlarda bulundu. Ispanya kralini, Fransa krali Birinci Fransuva ile sulhe mecbur ettigi gibi, bir çok müslüman esiri de kurtardi. 1544'de tekrar Istanbul'a gelen Hayreddîn Pasa iki sene sonra 1546'da vefat etti. Ölümüne ebced hesabi ile "Mate reîs-ül-bahr" (Deniz reisi öldü. H.953) tarihi düsürüldü. Istanbul Besiktas'ta deniz kena-rindaki türbesine defnedildi.

On iki sene seref ve zaferlerle Osmanli'ya hizmet eden kapdan-i derya Barbaros Hayreddîn Pasa, Osmanli Devleti'nin sinirlarini Fas'a kadar uzatti. Besiktas'ta bir medrese insa ettirdi. Serveti ile, Istanbul'un muhtelif semtlerinde hanlar, hamamlar, konaklar, evler, degirmenler, firinlar yaptirarak, gelirlerini hayir kurumlarina ve kurdugu medresede kalan ögrenci ve muallimlerin masraflarina tahsîs etti. ölümünden önce on bes yasindan yukari esirlerin azad edilmelerini vasiyet etmis, kendi mali olan otuz kadirgayi da bütün teçhizati ile devlete birakmistir.

Hayreddîn Pasa geceyi üçe ayirirdi. Birinci kisminda Kur'an-i kerim okur, ikinci kisminda iba-det eder ve üçüncü kisminda da uyur idi.

Piri Reis

Gönderen Unknown 29 Aralık 2009 0 yorum


Karamanlı bir ailenin çocuğu olan Ahmet Muhiddin Piri'nin ailesi Karamanoğulları'nın Osmanlı Devleti'ne katıldığı Fatih Sultan Mehmet devrinde padişahın emri ile İstanbul'a göç ettirilen ailelerdendir. Aile bir süre İstanbul'da yaşamış, sonra Gelibolu'ya göç etmiştir. Piri Reis'in babası Karamanlı Hacı Mehmet, amcası ise ünlü denizci Kemal Reis'tir. Piri denizciliğe amcası Kemal Reis'in yanında başladı; 1487-1493 yılları arasında birlikte Akdeniz'de korsanlık yaptılar; Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara katıldılar. 1486'da Endülüs'te Müslümanların hakimiyetindeki son şehir olan Gırnata'da katliama uğrayan Müslümanlar Osmanlı Devleti'nden yardım isteyince o yıllarda deniz aşırı sefere çıkacak donanması bulunmayan Osmanlı Devleti, Kemal Reis'i Osmanlı Bayrağı altında İspanya'ya gönderdi. Bu sefere katılan Piri Reis, amcası ile birlikte müslümanları İspanya'dan Kuzey Afrika'ya taşıdı. Venedik üzerine sefer hazırlığına girişen II. Beyazid'in Akdeniz'de korsanlık yapan denizcileri Osmanlı donanmasına katılmaya çağırması üzerine 1494'te amcası ile birlikte İstanbul'da padişahın huzuruna çıktı ve birlikte donanmanın resmi hizmetine girdiler. Piri Reis, Osmanlı Donanması'nın Venedik Donanması'na karşı sağlamaya çalıştığı deniz kontrolü mücadelesinde Osmanlı donanmasında gemi komutanı olarak yer aldı, böylece ilk kez savaş kaptanı oldu. Yapptığı başarılı savaşların sonucunda Venedikliler barış istediler ve iki devlet arasında bir barış anlşması yapıldı. Piri Reis, 1495-1510 yıllarında İnebahtı, Moton, Koron, Navarin, Midilli, Rodos gibi deniz seferlerinde görev aldı. Akdeniz'de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri ve yaşadığı olayları, daha sonra Kitab-ı Bahriye adıyla dünya denizciliğinin de ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyacak olan kitabının taslağı olarak kaydetti.


Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'sin de Rodos adasıPiri Reis, 1511'de amcasının bir deniz kazasında ölümünden sonra Gelibolu'ya yerleşti. Barbaros Kardeşler'in idaresi altındaki donanmada halaoğlu Muhiddin Reis ile Akdeniz'de bazı seferlere çıktıysa da daha çok Gelibolu'da kalıp haritaları ve kitabı üzerinde çalıştı. Korsanlık yaptığı yıllarda ele geçirdiği kimisi Kristof Kolomb'a, kimisi başka korsanlara ait haritaları vardı. Bu haritalardan ve kendi gözlemlerinden yararlanarak 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizdi. Atlas Okyanusu, İber Yarımadası, Afrika'nın batısı ile yeni dünya Amerika'nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik parça, bu haritanın günümüzde elde bulunan bölümüdür. Bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan, günümüze kalmamış olan(?), Kristof Kolomb'un Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olması rivayetidir. Barbaros Kardeşler, 1515 yılında dünyanın en büyük deniz güçlerinden birisini oluşturmuş ve Kuzey Afrika'da fetihler yapmışlardı. Piri Reis, Oruç Reis'in kaptanlarından birisi olarak hediye sunmak üzere yardımını bekledkleri Yavuz Sultan Selim'e gönderildiğinde Yavuz'un yardım olarak verdiği iki savaş gemisi ile geri döndü. Piri Reis, 1516- 1517 yıllarında İstanbul'a geldiğinde tekrar Osmanlı donanmasının hizmetine girdi; Derya Beyi (Deniz Albayı) rütbesini aldı ve Mısır seferine gemi komutanı olarak katıldı. Donanmanın bir kısmı ile Kahire'ye geçip Nil ırmağını çizme fırsatı buldu. Ünlü denizci, İskenderiye'nin ele geçirilmesinde gösterdiği başarılar ile padişahın övgüsünü kazandı ve sefer sırasında haritasını padişaha sundu. Günümüzde bu haritanın bir parçası mevcuttur, diğer parçası kayıptır. Bazı tarihçilere göre, Osmanlı padişahı dünya haritasına bakmış ve 'Dünya ne kadar küçük...' demiştir. Sonra da, haritayı ikiye bölmüş ve 'biz doğu tarafını elimizde tutacağız..' demiştir.. Padişah, daha sonra 1929'da bulunacak olan diğer yarıyı atmıştır. Bazı kaynaklarca, günümüzde bulunamamış olan doğu yarısını, Hint Okyanusu'nun ve onun Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için Padişahın yapacağı olası bir sefer için kullanmak istediği bile iddia edilmektedir. Piri Reis seferden sonra, tuttuğu notlardan Bahriye için bir kitap yapmak amacıyla Gelibolu'ya döndü. Derlediği denizcilik notlarını bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye'de bir araya getirdi. Kanuni Sultan Süleyman'ın dönemi, büyük fetihler dönemiydi. Piri, 1523'deki Rodos seferi sırasında da Osmanlı Donanması'na katıldı. 1524'de Mısır seyrinde kılavuzluğunu yaptığı sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa'nın takdiri ve desteğini kazanınca, 1526'da gözden geçirdiği Kitab-ı Bahriye'sini İbrahim Paşa aracılığıyla Kanuni'ye sundu. Piri Reis'in 1526'ya kadar olan yaşamı Kitab-ı Bahriye'den izlenebilir. Piri Reis, 1528'de, ilkinden daha içerikli ikinci dünya haritasını çizdi. 1533 yılında Barbaros Hayrettin Paşa kaptan-ı derya olunca Piri Reis de Derya Sancak Beyi (Tümamiral) ünvanı alan Piri Reis, sonraki yıllarda, güney sularında devlet için çalıştı. Barbaros'un 1546'da ölümünün ardından Mısır Kaptanlığı (Hint Denizleri Kaptanlığı da denilirdi) yaptı, Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz görevlerinde yaşlandı. Osmanlı donanmasında yaptığı son görev idamıyla sonuçlanan Mısır Kaptanlığı oldu.

İdamı
Mısır Kaptanı Piri Reis 1552'de Umman ve Basra üzerine 30 gemiyle çıktığı seferde, Hürmüz Kalesi'ni kuşatmıştı. Portekizlilerden aldığı haraç karşılığı kuşatmayı kaldırdı ve donanmasıyla Basra'ya döndü. Tamire muhtaç donanmayı orada bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır'a döndü, gemilerden birisi yolda battı. Donanmayı Basra'da bırakması kusur sayıldığı için Mısır'da hapsedildi. Basra valisi Kubat Paşa'ya ganimetten istediği haracı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa'nın politik hırsı yüzünden hakkında padişaha olumsuz rapor verildi ve dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanı üzerine 1554'te boynu vurularak idam edildi. İdam edildiğinde 80 yaşının üzerinde olan Piri Reis'in terekesine devletçe el konuldu.

Piri Reis Haritası
Günümüzde "Piri Reis haritası" olarak bilinen harita, Piri Reis'in 1513 yılında yapıp 1517'de padişaha sunduğu dünya haritasının halen mevcut olan bir parçasıdır. Bu parça, Amerika'nın doğu kıyıları, Atlantik Okyanusu, Afrika ve Avrupa'nın batı kıyılarını gösterir.

Orijinali Topkapı Sarayı'nda olan harita, deve derisi üzerine 9 renkte boyanıp resimlenmiş olup 86cm boyundadır. Üst kısmı 61cm, alt kısmı 41 cm'dir ve sağ yanı boydan boya kopmuştur. Üzeri efsanevi ve gerçekçi resimlerle süslüdür. Haritada üçü küçük, ikisi büyük 5 rüzgar gülü bulunur. Haritanın oluşumu, keşif tarihi ve çeşitli efsaneler hakkında notlar haritada yer alır. Osmanlı Sultanı'na sunulacak olması nedeniyle görselliğe çok önem vererek hazırlanmıştır. Sunulan haritaya göz atan Yavuz Sultan Selim "Dünya ne kadar da küçük" demiştir ve haritayı ikiye bölerek "Biz doğu tarafını kontrol edeceğiz" şeklinde devam etmiştir. Haritanın diğer yarısı hala bulunamamıştır.

Piri Reis'in imzası Güney Amerika'nın üzerinde şu şekilde yer alır : "Bunu Kemal Reis'in biraderzadesi diye meşhur, Hacı Mehmet'in oğlu fakir Piri 919 (1513) Muharremülharamında Gelibolu şehrinde yazdı, Allah ikisini de affetsin." Yine Güney Amerika kıtası üzerinde haritanın hazırlanmasında yararlanılan kaynaklar yazar. Kolomb'un haritasından yararlanıldığı ifade edilir. Kolomb'un 1492-1504 yılları arasında Amerika'ya yaptığı dört sefer sırasında çizdiği haritaların bazıları eksiktir.

Haritanın bulunuşu

Piri Reis Avrupa Haritası Kitab-ı BahriyeHarita, 9 Kasım 1929'da Topkapı Sarayı'nda sarayı müzeye dönüştürme sırasındaki envanter tespit çalışmaları sürerken tesadüfen bulundu. Alman bilimadamı Adolf Deismann (1866-1937), dönemin Milli Müzeler Müdürü Halil Ethem Eldem'in kendisine verdiği parçaları inceleyip düzenlerken eline geçen harita takımının içindeki folyoyu o sırada İstanbul'da bulunan ve Türk denizciliği hakkında uzman olan Alman bilimadamı Paul Kahle'ye göstermişti. Eserin Piri Reis'in ilk dünya haritası olduğunu teşhis eden Paul Kahle oldu[1].

Prof. Kahle, harita ile ilgili inceleme sonuçlarını 1931 yılında 18. Doğubilimleri Kongresi'nde sundu[2]. Haritanın üzerindeki notları Hasan Fehmi Bey latin harflerine aktardı. Türk Tarih Kurumu başkanı Yusuf Akçura'nın 1937 tarihli 'Piri Reis Haritası' adlı kitabında haritayı yayımladı. Cumhurbaşkanı Atatürk, haritayı Ankara'ya getirtip bizzat inceledi ve devlet matbaasında çoğaltılmasını sağladı.

Haritanın kayıp parçalarını arama çabası sırasında Topkapı Sarayı Müdürü Tahsin Öz tarafından dünya haritası olduğu sanılan bir başka Piri Reis haritası bulunmuştur.

Başlıca yapıtları
[[Kitab-ı Bahriye], (ö.s.), 1935, (Yeni harflerle Denizcilik Kitabı 2 kitap Y. Senemoğlu (haz)(ty.)
Piri Reis'in Haritası (İlk Dünya Haritası)

Linkwithin

Related Posts with Thumbnails

Tarih Sayfalarında Konu Paylaşılmıştır...

Etiketler

12 Eylül Abide Şahsiyetler Adnan Menderes AkŞemseddin Alp Arslan Antlaşmalar Ashab-ı Kiram Asr-ı Saadet Atatürk Atatürk Yazı Atatürk'ün Konuşmaları Barbaros Hayreddin Paşa Burak Reis Cahiliye Dönemi Cezzar Ahmet Paşa Cumhuriyet Tarihi Cumhuriyet Yönetimi Çanakkale Savaşı Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa Dumlupınar Edebiyat Ermeni Meselesi Ertuğrul Gazi Ficar Savaşları Fil Vakası Gazi Osman Paşa Haritalar Hasan Tahsin Haşimiler Hicaz Demiryolu Hocali Katliami Hz Ömer R.a Hz Peygamberimiz s.a.v I. Kılıç Arslan İslam Tarihi İstanbulun Fethi İstiklal Savaşı Kanuni Sultan Süleyman Kaptan-ı Deryalar Karapapak Mihrali Bey Kaymakam Kemal Bey Kaynakçalar Kıssadan Hisse Kurtuluş Savaşı Kuyucu Murat Paşa Malkoçoğulları Mehmet Akif Ersoy Mehter Melikşah Milli Cemiyetler Milli Mücadele Nizamname Orhan Gazi Osmalıda Sosyal Müesseseler Osman Gazi Osmanlı Alimleri Osmanlı Kaynakça Osmanlı Kronolojisi Osmanlı Paşaları Osmanlı Şeceresi Osmanlı Tarihi Osmanlıda Bilim ve Sanat Osmanlıda Kurumlar Osmanlıdaki Akıncılar Osmanli Osmanli Sultanlari Piri Reis Röportaj Sahabe-i Kiram Sarıkamış Savaşlar ve Cepheler Slayt Sultan Abdülaziz Sultan Abdülmecid Sultan I. Abdülhamid Sultan I. Ahmed Sultan I. İbrahim Sultan I. Mahmud Sultan I. Mehmed Çelebi Sultan I. Murad Sultan I. Mustafa Sultan II. Abdülhamid Sultan II. Ahmet Sultan II. Bayezid Sultan II. Mahmud Sultan II. Murad Sultan II. Mustafa Sultan II. Osman (Genç Osman) Sultan II. Selim Sultan II. Süleyman Sultan II.Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) Sultan III. Ahmed Sultan III. Mehmed Sultan III. Murad Sultan III. Mustafa Sultan III. Osman Sultan III. Selim Sultan IV. Mehmed Sultan IV. Murat Sultan IV. Mustafa Sultan V. Mehmed Reşat Sultan V. Murad Sultan Vahideddin Şehit Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa Tuğrul Bey Türk Türk Beyleri Türk Beylikleri Türk Devletleri Türk Sultanları Türk Tarihi Uzun Hasan Vezir Yavuz Sultan Selim Yedi Sekiz Hasan Paşa Yıldırım Beyazıd

Archive

Bu blogda yazılan her yeni yazıdan gününde haberdar olmak ister misin?
Cevabın evet ise sana e-posta aboneliğini önerebilirim. Böylece her yeni yazı için posta kutunuza mail düşecektir.

E-posta adresinizi yazın:

Tarih Sayfaların'da yayınlanacak yeni yazılar e-mail adresinize gelsin.

Post Link

İzleyiciler