Kayı Boyu ve Osmanlı Ailesi

Gönderen BlogMan 24 Ocak 2010

Kayı Boyu ve Osmanlı Ailesi
Osmanlı Devletini kurmuş olan ailenin, tarihî kayıtlarla etnik incelemelere ve geleneklere ve mevcut damgalarına göre Oğuzlar'ın sağ kolu olan Günhan kolunun Kayı boyundan oldukları tahakkuk etmiştir. Yazıcı-zâde'nin Selçuk-nâmesinden öğrendiğimize göre Kayı’nın anlamı kuvvet ve kudret sahibi demektir.

Büyük Selçuklular 1071'de Malazgirt Meydan muharebesini müteakip Anadolu’ya girdikleri sırada kendilerine bağlı aşiretleri toplu olmayarak muhtelif tarihlerde kısım kısım Anadolu'nun muhtelif yerlerine iskân ettikleri sırada Kayı boyunu da bu istilâyı müteakip yerleşme sırasında veya daha sonra— Celâleddin Hârezmşah'ın vefatını müteakip— Anadolu'nun bazı yerlerine yerleştirmişlerdir ki bunlardan bir kısmı da daha sonra Osmanlı beyliğini kuran Kayılar’dır.

Tarihî ananelere göre Kayı boyunun bir kısmı I. Alâaddin Keykubad (1219—1236) zamanında Ankara'nın batısındaki Karacadağ taraflarına yerleştirilmişlerdir. Bunlar bu taraflara hangi tarihlerde yerleştirilmiş olurlarsa olsunlar muhakkak olan bir şey varsa o da Kayılar’ın bir kısmının XIII. yüzyıl ortalarında Ankara'nın batı kısımlarında bulunarak daha sonraları Söğüt ve Domaniç havalisini almış olmalarıdır.

Geleneğe göre bu bölgeye iskân edilen Kayılar dört yüz çadır halkı olup XIV. yüzyılın ikinci yarısında reisleri Ertuğrul Bey’di. Ertuğrul Bey'in babasının şimdiye kadar tarihlerimizin kaydettikleri gibi Süleyman Şah olduğu şüpheli olup yeni araştırmalar neticesinde bunun Gündüz Alp olması ihtimal dahilinde görülüyor. Mahallî ananeye göre Ertuğrul'un annesi Hayme Ana'dır. Osmanlı kaynaklarına göre Kayılar’dan olan aşiretin evvelâ Ankara'nın batısındaki Karacadağ havalisine yerleştirilip daha sonra Ertuğrul Bey'in zapt etmiş olduğu Söğüt, Domaniç ve Ermeni derbendi taraflarına geldikleri görülüyor.

Ertuğrul Bey'in on üçüncü asrın son yarısında hayatta olduğu klâsik tarihlerimizin kayıtlarından anlaşılmaktadır; bunun Söğüt taraflarını hangi tarihte aldığı belli olmadığı gibi vefat senesi de açık olarak malûm değildir. Osmanlı vekayinâmeleri 629 H./1231 M. de Selçuk hududunu tecavüz eden Rum İmparatoru'na (İznik İmparatoru) karşı Alâaddin Keykubad'ın yaptığı sefer esnasında Ertuğrul'un, Selçuk ordusunun akıncılığını yaptığını ve Rum ordusuna galebe edilen yere Sultanönü denildiğini ve sonra Moğolların hududu geçmeleri üzerine Sultan Alâaddin’in hemen o tarafa gitmek üzere buradan ayrıldığını yazıyorlarsa da böyle bir sefer tarihî kaynaklarda geçmemektedir.

Yine Osmanlı kaynaklarına göre bu zaferi müteakib Ertuğrul Bey Karacahisar'ı daha sonra Söğüt’ü zabt etmiş ve Bilecik Rum beyini de vergiye bağlamış ve Selçuk Sultanı da mülk olarak Söğüt’ü Ertuğrul Bey'e vermiştir.

III. Giyaseddin Keyhusrev (1264—1283) Cimrî vakasından sonra hududa geldiği zaman Kayı aşiretinin beyi olan Ertuğrul Bey, sultanın hizmetine varıp kendisini selâmlayarak hediyelerini takdim etmişti. 1279 senesine tesadüf etmekte olan bu geliş Ertuğrul'un uçta aşiret beyi olduğunu göstermektedir.

Osmanlı kaynakları Ertuğrul'un doksan yaşını geçmiş olduğu halde 680 H./1281 M. veya 687 H./1288 M. de vefat ettiğini yazarlar . Kabrinin kendisinin zapt etmiş olduğu Söğüt'te bulunması, Kayılar’ın o havaliye hâkim olup buraları yurt edindiklerini açık olarak göstermekte ve sonradan imparatorluk olan Osmanlı devletinin çekirdeğinin Karacadağ, Söğüt ve Domaniç taraflarında olduğu bilinmektedir. Şu halde Ankara civarında Karacadağ taraflarına yerleştirildiklerini gördüğümüz bir kısım Kayı aşireti Ertuğrul'un hayatında daha batıya giderek kışlak olarak Söğüt'te ve yaylak olarak da Domaniç'te yerleşmişlerdi.

"Kayı Boyu ve Osmanlı Ailesi" Hakkındaki Yorum Sayısı 0 yorum

Yorum Gönder

Linkwithin

Related Posts with Thumbnails

Tarih Sayfalarında Konu Paylaşılmıştır...

Etiketler

12 Eylül Abide Şahsiyetler Adnan Menderes AkŞemseddin Alp Arslan Antlaşmalar Ashab-ı Kiram Asr-ı Saadet Atatürk Atatürk Yazı Atatürk'ün Konuşmaları Barbaros Hayreddin Paşa Burak Reis Cahiliye Dönemi Cezzar Ahmet Paşa Cumhuriyet Tarihi Cumhuriyet Yönetimi Çanakkale Savaşı Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa Dumlupınar Edebiyat Ermeni Meselesi Ertuğrul Gazi Ficar Savaşları Fil Vakası Gazi Osman Paşa Haritalar Hasan Tahsin Haşimiler Hicaz Demiryolu Hocali Katliami Hz Ömer R.a Hz Peygamberimiz s.a.v I. Kılıç Arslan İslam Tarihi İstanbulun Fethi İstiklal Savaşı Kanuni Sultan Süleyman Kaptan-ı Deryalar Karapapak Mihrali Bey Kaymakam Kemal Bey Kaynakçalar Kıssadan Hisse Kurtuluş Savaşı Kuyucu Murat Paşa Malkoçoğulları Mehmet Akif Ersoy Mehter Melikşah Milli Cemiyetler Milli Mücadele Nizamname Orhan Gazi Osmalıda Sosyal Müesseseler Osman Gazi Osmanlı Alimleri Osmanlı Kaynakça Osmanlı Kronolojisi Osmanlı Paşaları Osmanlı Şeceresi Osmanlı Tarihi Osmanlıda Bilim ve Sanat Osmanlıda Kurumlar Osmanlıdaki Akıncılar Osmanli Osmanli Sultanlari Piri Reis Röportaj Sahabe-i Kiram Sarıkamış Savaşlar ve Cepheler Slayt Sultan Abdülaziz Sultan Abdülmecid Sultan I. Abdülhamid Sultan I. Ahmed Sultan I. İbrahim Sultan I. Mahmud Sultan I. Mehmed Çelebi Sultan I. Murad Sultan I. Mustafa Sultan II. Abdülhamid Sultan II. Ahmet Sultan II. Bayezid Sultan II. Mahmud Sultan II. Murad Sultan II. Mustafa Sultan II. Osman (Genç Osman) Sultan II. Selim Sultan II. Süleyman Sultan II.Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) Sultan III. Ahmed Sultan III. Mehmed Sultan III. Murad Sultan III. Mustafa Sultan III. Osman Sultan III. Selim Sultan IV. Mehmed Sultan IV. Murat Sultan IV. Mustafa Sultan V. Mehmed Reşat Sultan V. Murad Sultan Vahideddin Şehit Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa Tuğrul Bey Türk Türk Beyleri Türk Beylikleri Türk Devletleri Türk Sultanları Türk Tarihi Uzun Hasan Vezir Yavuz Sultan Selim Yedi Sekiz Hasan Paşa Yıldırım Beyazıd

Archive

Bu blogda yazılan her yeni yazıdan gününde haberdar olmak ister misin?
Cevabın evet ise sana e-posta aboneliğini önerebilirim. Böylece her yeni yazı için posta kutunuza mail düşecektir.

E-posta adresinizi yazın:

Tarih Sayfaların'da yayınlanacak yeni yazılar e-mail adresinize gelsin.

Post Link

İzleyiciler