Adsız Kahramanlar

Gönderen BlogMan 30 Ocak 2010

Hacı Çalık Ali Paşa, Merzifon’dan çıkan ikinci büyük sadrazamdır. Serdar-ı Ekrem sıfatıyla Avrupa içlerine sefere çıkar, birçok işi yoluna koyar. Görünen o ki bu korkusuz ve gayretli paşa hayırlı işlere ön ayak olacak, İmparatorluğu özlenen günlere taşıyacaktır.




Değerli sadrazam, çalıştırdığı insanlara da sahip çıkar. Hatta koca Padişahla karşı karşıya gelmeyi göze alacak kadar.

Bir ara Sultan, Başdefterdarı azletmesini ister ama bunu yapmaz. Böyle bir suç, mevkiinden olmasına, zindana düşmesine, hatta hayatına mal olabilir ama geri adım atmaz.

Padişah onu huzuruna çağırtıp sorar: “Biz bu defterdarı azletmeyi emrettik. Üç defa ferman yolladık. Fermanımızı niye duymazdan gelirsin!”

Mührü iade edince...
- Padişahım, defterdarın suçu ne ola ki görevden alınsın?
- Bilmez misin, Edirneliler ondan şikayette bulunurlar.
- Ahaliye yaranmak kolay mı Padişahım? Hem defterdar kendi başına iş yapmaz. Bizim hizmetkârımızdır. Ne emrediyorsak onu yapar. Ortada bir suç varsa benden sorula!

Buraya kadar iyidir de, tutup mührü sultana uzatınca iş kopar. Padişah bu doğru sözlü paşayı takdir etmekle birlikte “sen bilirsin” der, “var biraz da taşrada oyalan!”

Ancak Koca Osmanlı Devleti Çalık Ali Paşa gibi mevki kaygısı taşımayan dürüst insanlarla doludur. Nitekim Bozoklu Mustafa Paşa, Çalık Ali Paşa’ya saygısından dolayı kendisine yollanan Mührü Hümayûnu kabul etmez, “tehlikeli” bir iş yapar.

Padişahın (2. Ahmed) hem hoşuna gider, hem de çok kızar. Bir yandan “ikisini de cezalandırmazsam eğer” diye efkârlanırken, sohbet arkadaşlarına “pes vallahi, devletimizin ne yaman adamları varmış” diye söz açar.

Aradan ne kadar zaman geçer bilemiyoruz, Sultan, Çalık Ali Paşayı çağırtır “N’apayım Paşa” der, “bu işi kendin eyledin. Şimdi söyle bana hangi vilayeti istersin, ihsanım ola!”
- Siz sağ olun yeter. Bize ihsan, makam gerekmez.
- Olmaz. Bir yer söyle diyorsam söyleyeceksin. Bak bu kez itiraz istemem.
- Öyleyse Mihalıç beldesi olsun.
- O yörenin derdi çok, geliri azdır.
- Böylesi sefer vakitlerinde kanaat gerektür Sultanım. Hazinenin akçeye olan ihtiyacı benden fazladır.
Padişah acı acı güler, böyle bir adama ne kadar ihtiyacı olduğunu düşünmeye başlar. Bir sene sonra, iki sene sonra... Neticede ne yapıp yapacak, onu tekrar Sedarete atayacaktır ama...
Çok geçmeden Paşanın vefatını işitir ve oturup içli içli ağlar...

Mürüvvet denilince...
Bir ara Mısır Beylerbeyi Vezir Hasan Paşa’ya divandan bir emir gelir. O günlerde sürgün olan Dersaadet Ağası Yusuf Ağanın bütün malının mülkünün satılıp dersaadete yollanması istenir. Hasan Paşa bu noktalara Yusuf Ağanın himayesiyle gelmiştir ve velinimetini üzmekten çok çekinir. Araştırır soruşturur Yusuf Ağanın 900 yük akçe kadar serveti olduğunu öğrenir. Hiç tereddüt etmeden kendi malını mülkünü satar ve 900 yük akçeyi toparlayıp İstanbul’a yollar.

Dersaadetin olup bitenden haberi olur, usulsüz bir iş yaptığı için ona 150 yük akçe ceza yazarlar. Hasan Paşa çok zorlanır ama istenilen bedeli de hazırlar. Yoksul kalsa da akçeleri başkente yollayıp rahatlar.
Padişah (4. Mehmed Han) olayı işitince Hasan Paşayı İstanbul’a çağırtır. Vezirler paşalar “sen bittin aslanım” derler, “bu işi kesin zindan paklar!..”

Peki Sultan n’apsa beğenirsiniz?
Onu öz kızıyla (Hatice Sultanla) evlendirir, kendine damat yapar...

"Adsız Kahramanlar" Hakkındaki Yorum Sayısı 0 yorum

Yorum Gönder

Linkwithin

Related Posts with Thumbnails

Tarih Sayfalarında Konu Paylaşılmıştır...

Etiketler

12 Eylül Abide Şahsiyetler Adnan Menderes AkŞemseddin Alp Arslan Antlaşmalar Ashab-ı Kiram Asr-ı Saadet Atatürk Atatürk Yazı Atatürk'ün Konuşmaları Barbaros Hayreddin Paşa Burak Reis Cahiliye Dönemi Cezzar Ahmet Paşa Cumhuriyet Tarihi Cumhuriyet Yönetimi Çanakkale Savaşı Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa Dumlupınar Edebiyat Ermeni Meselesi Ertuğrul Gazi Ficar Savaşları Fil Vakası Gazi Osman Paşa Haritalar Hasan Tahsin Haşimiler Hicaz Demiryolu Hocali Katliami Hz Ömer R.a Hz Peygamberimiz s.a.v I. Kılıç Arslan İslam Tarihi İstanbulun Fethi İstiklal Savaşı Kanuni Sultan Süleyman Kaptan-ı Deryalar Karapapak Mihrali Bey Kaymakam Kemal Bey Kaynakçalar Kıssadan Hisse Kurtuluş Savaşı Kuyucu Murat Paşa Malkoçoğulları Mehmet Akif Ersoy Mehter Melikşah Milli Cemiyetler Milli Mücadele Nizamname Orhan Gazi Osmalıda Sosyal Müesseseler Osman Gazi Osmanlı Alimleri Osmanlı Kaynakça Osmanlı Kronolojisi Osmanlı Paşaları Osmanlı Şeceresi Osmanlı Tarihi Osmanlıda Bilim ve Sanat Osmanlıda Kurumlar Osmanlıdaki Akıncılar Osmanli Osmanli Sultanlari Piri Reis Röportaj Sahabe-i Kiram Sarıkamış Savaşlar ve Cepheler Slayt Sultan Abdülaziz Sultan Abdülmecid Sultan I. Abdülhamid Sultan I. Ahmed Sultan I. İbrahim Sultan I. Mahmud Sultan I. Mehmed Çelebi Sultan I. Murad Sultan I. Mustafa Sultan II. Abdülhamid Sultan II. Ahmet Sultan II. Bayezid Sultan II. Mahmud Sultan II. Murad Sultan II. Mustafa Sultan II. Osman (Genç Osman) Sultan II. Selim Sultan II. Süleyman Sultan II.Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) Sultan III. Ahmed Sultan III. Mehmed Sultan III. Murad Sultan III. Mustafa Sultan III. Osman Sultan III. Selim Sultan IV. Mehmed Sultan IV. Murat Sultan IV. Mustafa Sultan V. Mehmed Reşat Sultan V. Murad Sultan Vahideddin Şehit Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa Tuğrul Bey Türk Türk Beyleri Türk Beylikleri Türk Devletleri Türk Sultanları Türk Tarihi Uzun Hasan Vezir Yavuz Sultan Selim Yedi Sekiz Hasan Paşa Yıldırım Beyazıd

Archive

Bu blogda yazılan her yeni yazıdan gününde haberdar olmak ister misin?
Cevabın evet ise sana e-posta aboneliğini önerebilirim. Böylece her yeni yazı için posta kutunuza mail düşecektir.

E-posta adresinizi yazın:

Tarih Sayfaların'da yayınlanacak yeni yazılar e-mail adresinize gelsin.

Post Link

İzleyiciler